8 Nisan 2008 Salı

Askerlik Manileri

Yatağımı düzledim,
Mektup yolu gözledim,
Doğrusunu diyeyim
Hepinizi özledim.

Tüfeğimi çatarım,
Güneş olup batarım,
Geçmek bilmiyor günler
Derdime dert katarım.

Çatalkaya dağında,
Duman olur bağında
Askerliğe gelmişsin
Delikanlı çağında.

Askere "yat" dediler.
Uyku azalt dediler
Güneş doğsun doğmasın
"Koğuş boşalt!" dediler.


Gece bakarım aya,
Gidiyor kaya kaya
Dostlar bir çâre bulun
Bitmeyen içtimâya. (İçtima,toplanma anlamına gelen bu kelime askerlikte sayım ,yoklama anlamına gelir.Bizim askerliğimizin en büyük sıkıntısı bu içtimalardı.Bitmek bilmeyen uzun uzun içtimalar bizi canımızdan bezdirirdi.Akşam yedide başlayıp gece 24.30'da biten içtimalar bilirim ki bizi perişan ederdi.)

Çömezler önde dursun;
Çöksün rahat otursun,
Neden diye sorarsan,
Kardeş henüz torunsun. (İçtimalarda alt tertipleri ön sırada çökertirlerdi.Üst tertipler ise arka tarafta ayakta durulardı.Ayakta duran askerlerin yüzlerindeki gururu 100 kilometreden görmek mümkündür...)

Bölük önü düz olur;
Bir yaz geçer güz olur;
Seni ıslatırlarsa,
Anla şafak yüz olur. (Yüzü bozmak ,bir başka deyimdir.Şafak sayan askerin 100.şafağı bittiği akşam ıslatılması gerekir.Ellerine sıvı ne geçerse o kişiyi ıslatırlardı.Bazen bu ıslatma merasimleri öyle abartılırdı ki .Kovaya idrarlarını yapıp yüzü bozanın üstüne dökmeye çalışırlardı.Bunu fark eden asker kaçmaya çalışsa da kurtulamazdı.)


Tam teçhizat koşarım,
Yokuşlardan aşarım,
Sekiz kilo vermişim,
Ben bu işe şaşarım. (Tam teçhizat koşmak,bir başka deyim.Kafada miğfer,sırtta çanta,elde tüfek olacak şekilde koşturuluyorsun.Kaç kilometre olduğunu unuttum.Hatırlamak bile istemiyorum.Perişan olmuştum...

Girdim nizâmiyeden;
Hesapsız gelen giden;
Ben dünyamı kaybettim;
Ağlarım hep gizliden...

Yemek yiyip şişerim;
Eğitimde pişerim;
Ben üst tertip olunca
Mıntıkadan düşerim... (Mıntıka temizliğini acemi askerlere yaptırırlar.Biz de acemiyken dedelerimiz bize mıntıka temizliği yaptırırdı.Ancak bazı askerler : "Abi,siz bırakın,biz yaparız." diyorlardı.Ama ben yine de mıntıka temizliği yapardım.Anca beraber,kanca beraber.)

Bölük dizi dizidir.
Her yer postal izidir.
Asker tam siper yatmıŞ;
Gölgede arazidir... (Arazi olmak ,asker deyimlerinden birisidir.İşten kaçmak,kaytarmak anlamına gelir.Arazi olmayı beceren çok kişi gördüm...Kıdemli Arazi Binbaşı)



Çatalkaya dağınız!
Narlıdere bağınız!
Konuşmayın askerler!!!
İstikâmet sağınız!!! (İstikamet vermek,askerlik deyimlerindendir.Bir tür cezadır. Komutan ,hoşuna gitmeyen bir durum olduğunda bölüğe ya da tabura istikamet verir:"İstikâmet sağınız,marş ,marş!"diye bağırınca ne kadar asker varsa o yöne doğru koşar. "Yat!" diye bir komut geldiğinde herkes yatar.Daha sonra başka yönlere bu devam eder.İşte buna istikamet denir.)


Yandım Allah yaz gelir!
Bir değil bin kız gelir;
Çırılçıplak gezerler
Bir gün çarşı az gelir! (Askerlerin en büyük zevki çarşıdır.Bu sözler böyle düşünenlerin ağzından yazılmıştır.Kötü kötü yerlere giden çok asker bilirim.Evli olduğu hâlde ...Neyse...

Koğuşta yata yata;
Şafağım bata bata;
Teskereye gidecem(asker ağzı)
Göbekler ata ata...

Selam söyle güneşe.
Sağlık en büyük neşe.
Asker gitmek istiyor
Hasta olup kırk beşe... (Kırk beşe gitmek,askerlik deyimlerinden birisidir.En uzun istirahat kırk beş gündür.Bunun için kırk beş günlük istirahat almak hayâllerde hep birinci sırayı almıştır.Bizim tertip Mehmet Gül, kırk beşe gidince herkesin ağzı açıkta kalmıştı...Kolum kırılsa da kırk beşe gitsem diyen çok kişi bilirim.)



Çivi çiviyi söker...
Gözünü yere diker.
Bir mânâ veremedim;
Asker askeri (asker deyimi) (Askerlikte askere en büyük sıkıntıyı askerlerin kendileri verir.)

Düne kadar hürdüler...
Her an keyif sürdüler.
Acemi askerlerin
Defterini dürdüler...

Önce seyi soyarlar,
Kalbe acı koyarlar,
Üst tertipler adamın
Ciğerini oyarlar... (Tertipçilik,askerlikte bir uygulama.Önce gelen her türlü haka sahiptir.Alt tertipler onların her dediğini yapmaya mecburdur.Bu sisteme karşı gelindiğinde çok kanlı kavgalar olur ki ne meydan muharebeleri görmüşümdür.Çoğu zaman bu kavgalar yüzünden uykularımız kaçmıştır.)

Tertibinin dostudur,
Toruna kan kusturur,
"Alo beyler!" deyince
Askerleri susturur...

Hayatım serap oldu.
Yüreğim harap oldu.
Şu dedeler bizlere
Her an ızdırap oldu....

Soğuk yemek yiyorlar.
Helaya ediyorlar.
Aslanların hepsine
K(ı)ral tertip diyorlar.

Türkiye'nin gururu,
Muhabere Taburu,
Allah deyip haykırsak
Korkar Yunan gâvuru...


Toruna bak toruna.
Cevap verdim soruna
Şafağım doğan güneş
Hiç gitmesin zoruna... (Zoruna gitmek,deyimi askerlik boyunca en çok duyduğum sözlerden birisidir.Şafağı az olan kişiler bunu göğsünü gere gere söyler ve "Zoruna gitmesin" diye sözünü tamamlar.Hatta bazı akşam içtimalarında "plakaya düşen" askerleri omuzlarda taşırlar.Plakaya düşen asker şafağını yüksek sesle haykırır "Zoruna gidenin ............ .... yım!" diyerek havasını basar.)



Kötü huyları ölü,

"Ege Ordu" bülbülü

Şeker dostum Bilici

Fikri'min ince gülü. (Fikri Bilici Dede)

Gediz'in pideleri,

Şişirdik mideleri

Temmuz iki bin iki

Gönderdik dedeleri.

Türkiye'nin gururu

Muhabere Taburu

Allah diye haykırsa

Korkar Yunan gâvuru...

Günler geçti saya saya

Selam olsun Malatya'ya

Deli dolu bir dedem var

Uğurlar olsun Alpay'a (Alpay,Dedelerimizden)

Erciyes'tir Kayseri,

Hazır kıta askeri,

Dedem Cem Polat girer

Gönüllerden içeri. (Cem Polat,DEDE)

Bu asker duruşudur!

Bu silah tutuşudur!

Bizim Tokatlı Coşkun

Eğitim çavuşudur! (Sağlık lisesi mezunu Coşkun Dede,eğitim çavuşumuzdu.)

Bu dünya fânî dede,

Gidişin âni dede,

Önder Küçük dedeye

Deriz Nûrânî Dede! (Önder Küçük,dedelerimizdendi.Bizim tertip Kuyumcu Mehmet Gül bu ismi vermişti kendilerine.)

Gece gündüz an beni,

Üzer kötü zan beni

Güler yüzle karşılar

Halil Akdoğan beni. (Kışladan içeri adım attığımda beni karşılayan dedemiz Halil Akdoğan.Eğitim çavuşlarımızdan birisiydi...)

Beyaz saç ona uyar

Ona derler ihtiyar

Ahmet abimiz olsun

Ömür boyu bahtiyar. (İhtiyar Dede Ahmet Abi.Bursa'dan gelmiş bir abimizdi.Saçları ağardığı için

kendisne "İhtiyar Dede" derdik...)

Hayatım serap oldu.

Yüreğim harap oldu

Şu dedeler bizlere

Her an "IZDIRAP" oldu. (Eğitim çavuşları bize bir şeyler öğretirken ister istemez bizlere çektirmişlerdi.Izdırap olmak askeri bir deyimdir.Aşırı sıkıntı çektirmek anlamında kullanılır.)

Bire bir tertip Ferdi

Muhabbeti severdi

Kızlar onun aşkından

Öldü öldü geberdi.( Uzun dönem askerlik yapan 81'e 1 tertip askerlerden Karslı bir çocuktu.)

Dişleri inci inci

Ne düşmandır ne kinci

Benim Murat Çavuşum

Atışlarda birinci (Mersinli Murat Çavuş ,Eğitim Çavuşu dedelerimizden birisiydi.Atış birincisidir.)

Benim dostum çavuştur,

Belalası savuştur,

Rabbim Fuat Sancak'ı

Sevdiğine kavuştur. (Fuat Sancak bizim tertip Makine mühendisi kibar bir arkadaştı.Nişanlısı vardı.Ziyaretinde çok ağladığını söylemişti...)

Çavuşum verdi emir,

Selam çakarak gelir

Şimdi asker aslında

Öğretmen Zafer Demir (Eğitim çavuşlarımızdan dedemiz Zafer Demir sınıf öğretmenidir.Askerliği çok iyi yapan ,tekmilleriyle taburu ayağa kaldıran birisiydi.Muhabbetimiz iyiydi.)

Üstündeki renk midir

Boyu bana denk midir

Askerlik arkadaşım

İstanbullu Cenk midir (Bizim tertiplerden Cenk,magazin dünyasını çok iyi bilirdi.)

Tertibinin dostudur,

Toruna kan kusturur

"Alo beyler!" deyince

Askerleri susturur. (Kim için yazdığımı unutmuşum.)

Saat gelince beşe

Bir şey olur Abeş'e

Feryat edip bağırır

Sanki düşmüş ateşe! (Eyüp Abeş, 82/2 tertip Güneydoğulu bir çavuş kardeşimizdi.Bağırmasıyla meşhurdu.Sabah içtiması için bir bağırıdı ki herkes yataklarından fırlardı...)

Asker gönlü hastadır

İstediği pastadır.

Bir bir tertip Adem

Üsteğmene postadır.

Düne kadar hürdüler,

Her an keyif sürdüler

Acemi askerlerin

Defterini dürdüler.


Uzundur pek şanlıdır,
Güçlüdür heycanlıdır
Memleketi Kırşehir
Osman delikanlıdır. ( Osman Akça 81/2 tertiplerden uzun boylu bir gençti.İyi bir çocuktu.)

Hayâllerde kaldı kot
Kâbusumuz oldu bot
Yemek vaktine kadar
Akşam yolacağız ot.( Bir uzman çavuşun gözetiminde papatya ve ot yolmuştuk.Parmaklarımda derin çatlaklar meydana gelmişti.Çok acı veriyordu...)

Parçalandı şu gönlüm
Bu dağıtım bir ölüm
Kaybetmişim dostumu
Nerdesin Mehmet Gül'üm
(Mehmet Gül bizim tertiplerden çok hoş bir insandı.Acemilik döneminin sonunda dağıtımlar yapılırken o tek başına Telsiz Bölüğü'ne düşmüştü.Bunun için çok ağlamıştı.)






Not:Askerde iken yazdığım manilerden birkaçtanesi...

5 yorum:

emre dedi ki...

helal olsun harika yazmışsın benimde şu an askerde bütün mehmetçiklere slm olsun 89/1 Kral tertip :D:D:):):)

Müsvedde dedi ki...

Teşekkürler kardeş.Ben 285.Kısa Dönem Kıdemli Poşet Çavuş Ömer...
Kısa dönem askerlik yapanlarda bir hava vardır.Uzun dönem askerlik yapan kardeşlerimize yukardan bakmaya çalışanlara çok rastladım.Ama hepsi öyle değil.Uzun dönem askerlik yapan kardeşlerimiz de bu yüzden kısa dönem askerlik yapanlardan hoşlanmaz onlara "POŞET" derlerdi.Ben bu sözden hiç rahatsız olmadım.Askerliğin renklerindendir.
Ayrıca çok gariban çocuk gördüm.Yapılan iyiliği söylemek hoş değil ,ama söylemem icap ediyor.Ben ceplerime çekirdek doldurur,nöbette duran askereler çekirdek verirdim.Gariban çocuklara bir avuç çekirdek vermek onları çok sevindiriyordu.Onun için POŞET olmama rağmen beni severlerdi.Terhis olduğum gün beni uğurlamaya gelen çok asker oldu.Askerliğimin en güzel anı idi.İki başçavuş ve iki uzman çavuş beni uğurlamaya geldiler.Vedalaştılar benimle.Asker kardeşlerimin beni uğurlamaya gelmesi de çok güzel bir duygu idi.Onlar için maniler yazdım.81/1 tertipler çıkardıkları yıllıkların her sayfasına benim yazdığım manileri bastırmışlar.Bu da benim için büyük bir mutluluk.Ayrıca öğrendiğime göre Narlıdere Muhabere Taburu'nda hâlâ bneim manilerim söyleniyormuş...Bütün asker kardeşlerime selam olsun.

Kemal dedi ki...

Vay be hocam sizin asker arkadaşınız olmak varmış :)

Müsvedde dedi ki...

Ben asker iken çok sıkılmıştım. Ancak çevremdekileri eğlendirmek için, şiirler yazdım, okudum; efsaneler, aşk hikâyeleri anlattım; şarkılar, türküler söyledim. Muhabbet güzeldi...Ama her an o muhabbeti bozan, keyfimizi kaçıran biri olurdu...

Adsız dedi ki...

Ömer hocam saygılar, Ben 1981/2 tertip gözlüklü sizin koğuştaydım; Yasin ŞENGÖNÜL (Muhabere Merkezi Haber Merkez)

Bu manileri sonuna kadar defalarca okudum....

Çok güzel hatıra oldu Allah razı olsun...